9 Eylül 2010  Perşembe

  • Ana Sayfa
  • Ali Tezel Kimdir?
  • Ali Tezel'in Yazıları
  • Yazarlar
  • EMEKLİLİK HESABI
  • SSK Emekli Aylığı
  • BAĞ-KUR Emekli Aylığı
  • İLETİŞİM
  • İletişim
  • Banka Hesap No.
  • SERTIFIKA PROGRAMI
  • Sosyal Güvenlik Uzmanlığı Sertifika Programı
  • Eğitim Programı
  • MENÜLER
  • Mevzuat
  • Pratik Bilgiler

  • Dostlarıma ve kamuoyuna duyuru

    Hangi siyasi düşünce ve partiyi destekledikleri kamuoyunun malumu olan Sabah, Takvim gazeteleri ile ATV Televizyonunun hakkımda uyguladıkları yıpratma kampanyası çerçevesinde sadece hukuki mücadele yürüteceğimi sizlere duyurmuştum. Bu mücadelemin birinci basamağı olan tekzip metinlerini ilgili gazete ve TV'lere noter aracılığı ile gönderdiğim halde yayınlamadılar. Bu kere de Sulh Ceza Mahkemesinde haklarında avukatım Yelda Kaya aracılığıyla açtığımız davaları kazandık. Aşağıda her bir gazete ve TV'nin yayınlaması gereken tekzip metinlerini bulacaksınız. Şimdi sıra tazminat davalarında her bir gazete ve TV için bir milyon liralık tazminat davası açıyorum. Kazandığım takdirde tüm tazminatı Ankara, İzmir, İstanbul ve yeterse diğer illerine meydanlarında halka döner, pide olarak dağıtacağımı duyururum.

    Kendisininki de dahil olmak üzere geniş halk yığınları ile tüm emekçiler ve emeklilerin hakları için mücadele eden Ali Tezel, mücadelesine hiç yıpranmadan devam edecektir. Duyurulur."

    Lütfen Tıklayınız....
    Sabah Gazetesi Tekzip Metni
    Takvim Gazetesi Tekzip Metni
    ATV Televizyonu Tekzip Metni

    Ramazan ÇANAKKALELİ (canakkaleli.ramazan@gmail.com)


    TARAF - Eski memurlara ikramiye müjdesi!..



    Merhaba sevgili okuyucular, bu hafta gelen elektronik postalarda yoğun olarak Sosyal Güvenlik Kanunu’nda ne gibi değişikliklerin yapılacağı ve istifa etmiş memurların ikramiye alıp alamayacakları konusu soruldu. 27 Mayıs 2010 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na verilen, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülerek Meclis Genel Kurulu’na gönderilen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nde, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’da önemli değişiklikler yapılması öngörülmektedir.


    Ana başlıklar halinde konuyu ele alacak olursak... 


    Yeşil Kart, 1 Ocak 2012’ye kadar SGK’ya devredilmeyecek


    5510 Sayılı Kanun ile il ve ilçe idare kurulları tarafından yoksul vatandaşlarımıza verilen Yeşil Kart’ın 1 Ekim 2010 tarihinden itibaren SGK’ya devredilmesi öngörülmüştü. Böylece bütün vatandaşların hastane, ilaç, tıbbi malzeme, protez ve ortez gibi sağlık harcamalarının SGK tarafından tek elden yapılması ve denetlenmesi planlanmıştı. Ancak SGK, yasanın yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008’den bu yana gerek teşkilat olarak gerekse insan kaynakları ve bilgi işlem teknolojileri bakımından alt yapısını henüz Yeşil Kartlıların ve diğer vatandaşlarımızın harcamalarını, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan haklarını da dikkate alarak gelir testine tâbi tutulması işlemlerini yapmaya hazır hale getiremediğinden, Yeşil Kartlıların Genel Sağlık Sigortası kapsamına alınmasına ilişkin geçiş sürecinin 1 Ocak 2012 tarihine ertelenmesi hükmü yasa tasarısında yer almaktadır.


    Hâlihazırda Yeşil Kartlılar, SGK kapsamındakiler gibi özel hastanelere gidemiyor, yol, gündelik ve refakatçi parası alamıyorlar. 


    Polis akademisi öğrencilerinin yetim aylıkları kesilmeyecek


    Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adaylar, 5510 Sayılı Kanun’un 4/1-c sigortalısı sayılmaktadırlar.


    Baba veya annelerinin Emekli Sandığı iştirakçisi veya emeklisi iken vefat etmeleri nedeniyle yetim aylığı bağlanan çocukların Harp okullarında okumaya başlaması ile sigortalı olmalarına rağmen yetim aylıkları kesilmemekteydi. Polis Akademilerinde okumaya başlayan öğrencilerin yetim aylıkları ise kesilmekteydi. Yasa tasarısı ile, polis akademisi öğrencilerinin de bu öğrenimleri süresince yetim aylıklarını ve diğer ödemelerini (eğitim öğretim yardımı, ek ödeme) almalarının sağlanması öngörülmektedir. Ancak yasa tasarısında “Fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adayların” da yetim aylıklarının kesilmemesi yönünde bir hüküm bulunmaması büyük eksiklik. 


    Yurtdışı borçlanması yaparak emekli olanlar SGDP’li olarak çalışabilecek


    Mevcut kanun gereği yurtdışı borçlanması yaparak kendilerine aylık bağlanan sigortalıların, yurtiçinde SSK’lı veya Bağ-Kur’lu olarak yeniden çalışmaya başlamaları halinde aylıkları kesilmektedir. Bu da bu durumda bulunan kişilerin çalışma hayatının dışına veya kayıtdışı çalışmaya itilmesine sebep olmaktadır. Ayrıca çalışma gücü bulunanların dahi çalışmamasını özendirmektedir. Meclis’te görüşülmeyi bekleyen kanun tasarısı ile, bu kişilerin yurtiçinde ister hizmet akdi ile ister kendi nam ve hesabına çalışmaya başlamaları halinde sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışabilmelerine imkân sağlamak için düzenleme yapılmaktadır. Ancak yurtdışı borçlanması yaparak kendilerine aylık bağlananların, yabancı ülke mevzuatına tâbi çalışanların, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıklarının, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilmesi öngörülmektedir. 


    Bağ-Kur prim borçlarını tecil ve taksitlendirme yapanlara sağlık hizmeti verilecek


    Mevcut kanun gereği, 60 günden fazla prim borcu olan Bağ-Kur sigortalıları ile bunların bakmakla yükümlü olduklarının sağlık harcamaları SGK tarafından karşılanmamaktadır. Yüzbinlerce Bağ-Kur sigortalısının uzun zamandır bekledikleri düzenleme nihayet TBMM Genel Kurulu’na geldi. Buna göre Bağ-Kur sigortalısı olup var olan prim borçlarını 6183 Sayılı Kanun’a göre tecil ve taksitlendirme yapanların sağlıktan yararlanabilmelerinin önü açılacak. 


    Birikmiş GSS primleri affedilecek


    Genel Sağlık Sigortası yürürlüğe girdikten hemen sonra, herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan vatandaşlarımız, GSS kapsamında ne kadar prim ödeyeceğinin tesbiti için veya 18 yaş altındaki çocukların hastanede yapılan ilk tedavilerinin ardından çocuğun ailesinde fert başına düşen gelirinin ne kadar olduğunun belirlenmesi için kaymakamlıklara yönlendirilmeye başladı. İl/ilçe idare kurulunca yaptırılan inceleme sonucu, ailedeki fert başına düşen gelir asgari ücretin üçte birinden fazla olan kişilere Yeşil Kart verilmeyerek SGK’ya GSS primi ödemek üzere gönderilmeye başladı. İşte bu noktada vatandaşların hangi tarih itibari ile GSS primi ödemeye başlayacakları, yani ilk defa hastaneye müracaat tarihi itibari ile mi, ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğüne gönderilip buraya müracaat edip tescillerinin yapıldığı tarihte mi, yoksa il/ilçe idare kurulu tarihi itibariyle mi, tartışma konusu olmaya başladı. Birikmiş prim borçları vatandaşlar üzerinde ciddi yük oluşturmaya başladı. Yasa tasarısında, bu durumdakilerin GSS kapsamına, Kurum’ca tescil edildikleri tarih itibari ile alınacakları yer almaktadır. Yasa çıkmadan önceki birikmiş GSS prim borçlarının da yeni yasa ile beraber ortadan kalkması beklenmektedir. 


    Eski memurlara ikramiye hakkı geliyor!..


    Anayasa Mahkemesi 05.02.2009 günü ve E: 2005/40, K: 2009/17 sayılı kararıyla 2829 Sayılı Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tâbi görevlerden emekliye ayrılan ve ... ibaresini iptal edip, aynı kararda iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar vermişti. Anayasa Mahkemesi’nin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması, öncelikle yasama organına aynı konuda iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelikti. 5 Haziran 2009 tarih ve 27249 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı 5 Haziran 2010 tarihinde yürürlüğe girdi. Meclis’te görüşülmeyi bekleyen yasa tasarısı ile, belli bir süre TC Emekli Sandığı’na tâbi olarak çalıştıktan sonra memuriyetten ayrılıp SSK veya Bağ-Kur’a tâbi olarak çalışanlara, emekli olduklarında, devlet memuriyetinde geçen süre için emekli ikramiyesi ödenmesini düzenlemektedir. Bu düzenleme ile memuriyetten istifa etmiş ve SSK, Emekli Sandığı veya banka sandıklarından emekli olanlara memuriyet süreleri ile sınırlı olmak üzere ikramiye ödenecektir. Halen mevzuat gereği sadece memuriyetten emekli olanlara ikramiye ödenmektedir. 


    Bağ-Kur’lulara zam yok


    Bağ-Kur sigortalılarının ödeyecekleri primler ile bağlanacak aylıkların hesabına esas gelir basamakları konusunda yasa tasarısında yer alan hükme istinaden, 2002 ve sonraki yıllarda emekli olan ve ileride emekli olacak olan tüm Bağ-Kur’lularının emekli aylıklarında yüzde 32,3- 118 aralığında artacağı yönünde oluşan beklenti, gerçeği yansıtmamaktadır. Zira yasa tasarısında yer alan düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce vermiş olduğu karar gereği oluşan hukuki boşluğu doldurmaktan öte bir şey ifade etmemektedir. 


    Okurlara KISA KISA...


    Soru: Özel bir okulda dört yıldır sigortalı öğretmen olarak çalışmaktayım. Sözleşmem Ağustos 2010 tarihi itibariyle bitiyor. Sözleşme bitiminden sonra başka bir okulda çalışmayı düşünüyorum. Halen çalıştığım kurumdan sözlemin bitmesiyle birlikte kendi isteğimle ayrılacağım. Yani sözleşmemi yenilemeyeceğim. Bu durumda tazminat alabilir miyim? Tazminat alabiliyorsam, hangi işlemleri yapmam gerekir? (Adem Durmuş)


      Cevap: Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerle 625 Sayılı Yasa gereğince belirli süreli sözleşme yapılması gerekiyor. Belirli süreli sözleşme ile çalışanların ihbar tazminatı hakkı yoktur. Kıdem tazminatına hak kazanmaları için de en az bir yıl çalışmış olmak ve feshin (haklı bir sebep yokken) işveren tarafından yapılmış olması gerek. İşveren tarafından “belirli süreli sözleşmenin yenilenmeyeceğini” bildirmek, feshin işverence yapıldığı sonucunu doğurmakta ve kıdem tazminatı doğmaktadır. Ancak siz “sözleşmeyi yenilemeyeceğim” şeklinde bildirimde bulunursanız, kıdem tazminatı alamazsınız.


    Sorularınız için Faks: 0216 449 1064 


    SUT ve Sözleşmeler Işığında, Özel Sağlık Kuruluşları’nın  
    Sorunları ve Çözümleri Zirvesi İstanbul’da yapıldı


    Sosyal Güvenlik Müfettişleri Derneği ve Tiem Eğitim tarafından düzenlenen zirve GSS Genel Müdürü Dr. Hasan Çağıl ile, ilgili daire başkanları ve SGK Başkanı Danışmanı Cüneyt Olgaç’ın katılımı ile 8 haziranda gerçekleştirildi.


    13.06.2010