Merhaba sevgili okuyucular, milyonlarca vatandaşımız 1960’ların başından itibaren kendileri ve çocukları için daha iyi bir gelecek sağlamak maksadıyla başta Almanya olmak üzere birçok Batı Avrupa ülkesine göç etti ve bu vatandaşlarımızın haklarını korumak için bu ülkeler ile sosyal güvenlik sözleşmeleri imzalandı. Şimdilerde yurtdışında yaşayan beş milyon civarındaki vatandaşımızın üç buçuk milyonu Almanya’da yaşamakta.
Alman sosyal güvenlik mevzuatında 1 Ocak 1986 tarihinde yapılan değişiklikle çocuk yetiştirme sürelerinin de sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesine imkân sağlanmıştır. Yapılan düzenleme ile 1 Ocak 1921 tarihinden sonra doğan kadınların Almanya’da 31 Aralık 1991 tarihine kadar dünyaya getirdikleri ve 12 aydaki bakımını Almanya’da gerçekleştirdikleri her çocuk için bir yıl, 1 Ocak 1992 tarihinden itibaren ilk 36 aydaki bakımını Almanya’da gerçekleştirdikleri her çocuk için üç yıl sigortalı hizmet süresi kazanmaktadırlar.
Sözkonusu sürenin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi için çocuğun Almanya’da yetiştirilmesi esastır. Çocuk yetiştirme süresi çocuğun doğum tarihini takip eden aybaşından itibaren tanınmaktadır. Çocuk, Almanya dışında doğsa bile doğumundan itibaren bir yıl içerisinde Almanya’da ikamet ederse ikamet edilen süre dikkate alınarak çocuk yetiştirme süresi tanınmaktadır.
Birden fazla çocuk yetiştirilmesi halinde her çocuk için ayrı ayrı çocuk yetiştirme süresi kazanılmaktadır. İkiz çocuk yetiştirilmesi halinde de, her bir çocuk için ayrı ayrı çocuk yetiştirme süresine hak kazanılmaktadır.
Çocuk yetiştirme sürelerinden, çocuğu Almanya’da yetiştiren anne ve babalar, üvey anne ve babalar, çocuğun bakımını üslenen büyükanne veya büyükbaba ya da akrabalar yararlanabilmektedirler.
Çocuk yetiştirme sürelerinden çocuğun bakımı ile daha çok ilgilenen ebeveyn, çocuğun bakımı ile annenin ve babanın müştereken ilgilenmesi halinde ise çocuk yetiştirme sürelerinden anne faydalanabilmektedir. Çocuk yetiştirme sürelerinden babanın yararlanmak istemesi halinde annenin ve babanın birlikte beyanda bulunmaları gerekmektedir.
1 Ocak 1986 tarihinden sonra Almanya’daki primlerini alarak hizmetlerini tasfiye eden sigortalıların çocuk yetiştirme süreleri de tasfiye edilmekte ancak, anılan tarihten önce Almanya’daki primlerini alarak hizmetlerini tasfiye etmiş sigortalıların çocuk yetiştirme süreleri, geçerli hizmet olarak kabul edilmektedir.
Almanya’dan emeklilik için 65 yaşını doldurmak ve 60 ay prim ödemek yeterli
22 Temmuz 2009 tarihinde Alman mevzuatında yapılan değişiklik ile çocuk yetiştirme süreleri bulunan ancak, Alman mevzuatı gereğince yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan en az 60 aylık prim ödeme süresi şartını Türkiye’deki ve Almanya’daki hizmetleri ile birlikte 65 yaşını bitirecekleri tarihe kadar dolduramayanlara, eksik sürelerini borçlanarak 60 aylık prim ödeme şartını yerine getirip yaşlılık aylığı alma imkânı getirilmiştir.
1947 yılında doğanlar ile sözkonusu tarihten sonra doğan ve çocuk yetiştirme süresine sahip olanlar, yaşlılık aylığına hak kazanacakları yaşlarını dolduracakları tarihe kadar borçlanarak, eksik prim ödeme sürelerini doldurabileceklerdir.
Almanya’da çocuk yetiştirme süreleri bulunanlardan Almanya’da çalışmış olanlar, bağlı bulundukları Alman sigorta kurumlarına, çalışması bulunmayanlar ise SGK’nın internet sitesinden edinecekleri adreslerden Alman sigorta kurumuna çocuklarının da kayıtlı olduğu nüfus kayıt örneğini ekleyecekleri bir dilekçe ile müracaat ederek öncelikle çocuk yetiştirme sürelerini tesbit ettirmeleri gerekmektedir.
Aylık bağlanması için Almanya ve Türkiye’deki çalışmalar birlikte değerlendirilebilir
Borçlanmak isteyenlerin, aylık bağlanması için gerekli olan yaş şartını yerine getirecekleri tarihten en erken altı ay önce ilgili Alman sigorta kurumuna müracaat etmeleri gerekmektedir. Bu gün borçlanacak olanlar borçlanmaları gereken her ay için 79,60 avro ödeyeceklerdir.
Alman kurumlarınca çocuk yetiştirme süreleri tesbit edilmiş bulunanlardan borçlanma yapmak isteyenler, nüfus kayıt örneklerini ekleyecekleri taleplerini açıkça belirtecekleri bir dilekçe ile Alman sigorta kurumlarına müracaat edeceklerdir. Alman sigorta kurumları varsa hizmet birleştirmesi yaptıktan sonra borçlanılacak ay sayısı ile yaşlılık aylığına ilişkin bilgi vereceğinden talep sahiplerinin varsa Türkiye’deki hizmetlerini de dilekçelerinde belirtmeleri gerekmektedir.
Sosyal haklara dikkat etmek gerekiyor...
Sosyal güvenlik reformu hayata geçirilirken sendikalar, konuyla ilgili sosyal taraflar emeklilik yaşına ve prim ödeme gün sayısına odaklandılar. Oysa en az emeklilik yaşı kadar önemli olan aile yardımları, doğum yapan ve çocuklarını yetiştiren hanımların primlerinin üç yıl boyunca devlet tarafından ödenmesi, askerlik yapanların askerlik boyunca primlerinin devlet tarafından karşılanması, başkasının bakımına muhtaç özürlü çocuğu olan babalara da fiili hizmet zammı verilmesi, doğum borçlanmasında iki çocuk sınırlamasının kaldırılması gibi onlarca haklı talebin gündeme getirilmesi gerekmekteydi.
TBMM’deki torba kanunda Mavi Kartlılar unutulmasın
Mavi Kartlı vatandaşlarımız, Türk vatandaşlığından çıkmadan önce borçlanma yapıp primleri ödemediklerinde Türkiye’den emekli olamıyorlar. Bu durumda olan vatandaşlarımız, bulundukları ülke vatandaşlığından çıkarak Türk vatandaşlığına tekrar geri dönüp emekli oluyor. Bir daha tekrar yaşadıkları ülke vatandaşlığına dönmüyorlar veya dönemiyorlar.
Borçlanma yaparak vatandaşlıktan çıkmış olanlar, emeklilik için gerekli yaşı doldurduklarında Türk vatandaşı olmasalar bile emeklilik talebinde bulunup emekli olabildikleri gözönüne alındığında, borçlanma yapmadan vatandaşlıktan çıkıp Mavi Kart almış eski vatandaşlarımıza da, borçlanarak emeklilik hakkının verilmesi gerekmektedir.
Bolu Milletvekili Fatih Metin, Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak, Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın ve Malatya Milletvekili İhsan Koca tarafından 27 Mayıs 2010 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na verilen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’da değişiklik yapılması öngörülmektedir. Kanun teklifine “borçlanma yapmadan vatandaşlıktan çıkıp Mavi Kart almış eski vatandaşlarımıza da, borçlanarak emeklilik hakkının verilmesi” konusunun eklenmesi, kanunda değişiklik yapılmasını dört gözle bekleyen binlerce vatandaşımızın mağduriyetini giderecektir.
SUT ve Sözleşmeler Işığında, Özel Sağlık Kuruluşlarının Sorunları ve Çözümleri Zirvesi
Sosyal Güvenlik Müfettişleri Derneği ve Tiem Eğitim tarafından düzenlenecek zirve 8 Haziran 2010 Salı günü İstanbul’ da gerçekleştirilecek.
Hastaneler, tıp merkezleri, dal merkezleri, diyaliz merkezleri ve optik firmalarının yaşadığı sorunlar, Yeni Sözleşme, Sağlık Uygulama Tebliği ve daha birçok konu bu zirvede ele alınacak.
Hasan Çağıl, Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü ve İlgili Daire Başkanları, İstanbul; Sosyal Güvenlik İl Müdürü Mustafa Kuruca, Cibali Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü Yaşar Rüzgâr, Cibali Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdür Yardımcısı Tayfun Kaya, Cibali Fatura İnceleme Hekimleri ve Cibali Optik Fatura İnceleme Ekibi tarafından tüm konular ele alınacak. Detaylı bilgiye http://zirve.tiem.com.tr/zirve-oncesi-mail.html adresinden veya 0212 245 92 91 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Okurlara KISA KISA...
Soru: 1965 doğumluyum, SSK sicil numaram 18960xxx, 1 Temmuz 1989 tarihinde gazeteci olarak çalışmaya başladım, halen gazeteci olarak çalışmaya devam etmekteyim. Ne zaman emekli olabilirim. Tuncer Köseoğlu
Cevap: 4 Nisan 2010 tarihi itibari ile emekliliği hak etmişsiniz. İstediğiniz zaman emeklilik dilekçesi vererek emekli olabilirsiniz.
Sorularınız için Faks: 0216 449 1064
canakkaleli.ramazan@gmail.com